SAĞLIKLI KİLO VERME,NASIL SAĞLIKLI KİLO VERİLİR
Obezite nedir?
s
Obezite ya da şişmanlık, vücutta sağlığı tehlikeye sokacak ölçüde fazla
miktarda yağ birikmesi sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bir insana
obez diyebilmek için vücudundaki yağ miktarını ve dağılımını tespit etmek
gerekir. Bunun için bugün en sık kullanılan yöntem "Beden Kitle İndeksi"
nin hesaplanmasıdır. Beden kitle indeksi (ingilizce body mass index'in
baş harflerinden BMI olarak kısaltılmıştır.) kilogram cinsinden beden
ağırlığının, metre cinsinden boyun karesine bölünmesiyle hesaplanır.
İsterseniz kolay bir örneği birlikte hesaplayalım:
Ağırlık: 82 kg , Boy: 1.70 m
BMI:82/(1.70)2=82/2.89=28.3kg/m2
Sağlık otoriteleri, BMI değerlerini,
normal kilolu, fazla kilolu ve obez şeklinde gruplara ayırmışlardır.
![]()
|
BMI
değeri |
|
|
18.5
kg / m²'nin altında olanlar |
Zayıf |
|
18.5-24.9
kg / m² arasında olanlar |
Normal
kilolu |
|
25-29.9
kg / m² arasında olanlar |
Fazla
kilolu |
|
30-39.9
kg / m² arasında olanlar |
Obez
(şişman) |
|
40
kg / m²'nin üzerinde olanlar |
İleri
derecede obez |
olarak tanımlanmaktadır.

Yağın vücuttaki dağılımı da önemlidir.Özellikle karında ve göbek çevresinde biriken yağlar,kalp ve damar hastalıkları için ciddi risk oluşturur.
Bel
çevresi ölçümü ve anlamı
Vücuttaki
toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiğini
bilmek daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve
vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık
risklerine neden olur. Bu risk için basit fakat doğru bir yöntem
bel çevresi ölçümüdür. Bununla birlikte, bel çevresi ile ilişkili
hastalık riskinin, farklı toplumlarda değişkenlik gösterdiği
unutulmamalıdır.
![]()
Bel çevresi ile ilişkili metabolik hastalıklar için sağlık
riski
![]()
|
|
Artmış
risk |
Yüksek
risk |
|
Erkek |
>
94 cm |
>
102 cm |
|
Kadın |
>
80 cm |
> 88 cm |
Obezitenin nedenleri nelerdir?
Çok sayıda faktör obezitenin gelişmesine katkıda bulunur. Bunlar dört
büyük kategoriye ayrılır:
* Kalıtsal faktörler
* Fizyolojik faktörler(yaşlanma , gebelik sayısı gibi)
* Yaşam biçimiyle ilgili faktörler(besinlerle fazla miktarda yağ alınması,pasif
ve hareketsiz yaşam)
* Psikolojik faktörler(sıkıntı ve üzüntü gibi olumsuz duygulara tepki
olarak yemek yenmesi)
Kalp damar hastalıkları, hipertansiyon, şeker hastalığı, solunum rahatsızlkıları, eklem rahatsızlıkları ve bazı kanser türlerine de yol açabilen obezite mutlaka tedavi edilmesi gereken bir hastalıktır.
Obezitenin tedavisi!
Amaç kısa sürede fazla kilo vermek değil uzun vadede yavaş ama
sağlıklı bir şekilde zayıflayarak ulaşılan kiloyu muhafaza
etmektir. Bunun için de gerekli olan yerleşmiş alışkanlıkları
değiştirerek yeni bir yaşam tarzına uyum sağlamaktır. Yapılması
gereken öncelikle yağ ve kalori miktarı düşük sağlıklı bir
beslenme programına başlamak ve aynı zamanda sağlıklı bir
yaşamın ayrılmaz parçası olan egzersizle bunu tamamlamaktır.
Unutulmamalıdır ki %5'lik bir kilo kaybı bile obeziteye eşlik
eden hastalıklarda(kalp ve damar hastalıkları,yüksek
tansiyon,şeker hastalığı,kanda yüksek oranda yağ
bulunması,solunum hastalıkları,eklem hastalıkları,inme,bazı
kanser türleri) ciddi iyileşmeler sağlayacak ve yaşam süresini
uzatacaktır.
Tek başına ilaç tedavisi yeterli midir?
Obeziteyi tedavi edebilmek için çok yönlü bir yaklaşım
gereklidir. İlaç sadece bunu önemli bir parçasıdır. Beraberinde
yağı azaltılmış düşük kalorili bir diyet,düzenli egzersiz ve
yaşam biçimini değiştirmeye yönelik davranış yedavileri ile
başarıya ulaşmak mümkündür.
Egzersiz
Kilo kaybetmek iyi güzelde bir daha geri almasak
deriz ama hep aklımıza gelen başımıza gelir.Yapmış olduğumuz
diyetlerle egzersiz yapmayı genelde ihmal ederiz.
Yarı aç yarı tok geçirdiğimiz günlerde kolumuzu kıpırdatmaktan
acizlik getirir sürekli uyu haliyle dolaşırız. Bizi bu durumdan
uzaklaştıran ve kendimize getiren tek şey terazideki ibrenin hiç
değişmemesi.
Vücut nasıl kilo kaybediyor ?
Alınan enerji = Harcanan enerji kilo sabit
Alınan enerji > Harcanan enerji kilo artışı
Alınan enerji < Harcanan enerji kilo kaybı
Bu denklemden çıkartmamız gereken sonuç harcadığımız enerjiyi
arttırmamız gerektiği.Bu da egzersizle mümkün olabilir.Günde 15
dakikayla başlayan ve arttırılan tempolu yürüyüş egzersizleri
kilo veriminizi destekleyecek ve dinlenme metabolik hızını ( BMH
) düşmemesini sağlayacak.
Sık aralıklarla kilo kaybı ve kilo alımı : Kilo kaybının
dinlenme metabolik hızına, Lipolitik Aktiviteye etkisi
başlığından yapılan araştırmaya göre ;
Şişman kadın grubu 14 haftalık egzersiz ve zayıflama diyetine
tabii tutularak beden bileşimi , oksijen tüketim gücü,dinlenme
metabolik hızı ve karın yağındaki yağ aktiviteleri
ölçülmüştür.Kişiler ;
1 ) Diyet + Egzersiz sık sık uygulayan
2 ) Diyet + Egzersiz sık uygulamayan
3 ) Sadece diyet uygulayan olmak üzere gruplandırılmıştır.
Bu süre sonunda 3. ve 1. Grup karşılaştırılmış kilo kaybı ve yağ
kaybı yönünden 1. Grubun karşılaştırılması sonucunda kayda değer
sonuçlara ulaşılamamıştır.
Bu araştırmaya göre sadece diyetle zayıflayan 3.grupta dinlenme
metabolik hızında düşme saptanmıştır. Bu araştırmadan çıkan
sonuç ;
1) Sık sık diyet yapmanın kilo kontrolünde etkili bir yöntem
olmadığı
2) Egzersizle birlikte enerji sınırlaması yapıldığında kilo ve
yağ kaybının olduğudur.
Kilo kaybetmek sadece diyet yapmakla mümkün değil bu araştırma
umarım egzersiz yapmanın önemi konusunda bir fikir
yandırmıştır.Masa başında , asansör kullanarak arabamızı en
yakın yere park ederek pekiştirdiğimiz tembellik ve bu huyumuzun
bize kazandırdığı kiloyu yürüyüş yaparak,tenis oynayarak ,
yüzerek en azından evimizin temizliği kendimiz yaparak sarf
edeceğimiz enerji ve doğru beslenme bizi sağlık ve örüntü
yönünden mükemmele ulaştıracaktır.
Kalıcı Bağlantı Yorum (yok) Yorum yaz!